20 Temmuz 2011 Çarşamba

DUYARSIZ MI OLMAK İSTİYORSUN?



Duygularım köreldi. Bu kadar duyarsız ve ruhsuz olabileceğimi hiç hayal etmemiştim. Tıpkı akarsuya düşmüş kuru bir yaprak gibi, nereye gittiğini sorgulamadan, akarsuya teslim olmuş bir şekilde, nereye gittiğini bilmeden ilerlemek. Ama neticede ilerlemek. Bir zamanlar yemyeşil ve diri olan o yaprak… Gökyüzünü her sabah selamlayan, gece olduğunda rüzgara karşı koyan o güzel yaprak…

Ya bunu nasıl fark ettim ki ben? Evet evet, anımsadım. İçimdeki o çocuğun artık beni terk ettiğini anladığım gün, bu hafta. Evet, içimde ölen onlarca çocuktan bir tanesi… Yine, yine kalmadı, yine terk etti. Her doğan yeni, umut dolu çocuk gibi, şen şakrak.. Ama, gitti.

Peki ya kim hesap verecek? İçimde öldürdüğüm çocukların hesabını hangi insanoğlu verecek?
Evet, öldürdüğüm… Bn ellerimle öldürdüm o çocukları. Onlar terk etmedi beni. Bir kez olsun kendi işimi kendim yaptım, öldürdüm o içimdeki çocuğu.  Birilerine hoş görünmek için, birilerine saygı duymak için, birilerinin gönlünü hoş eylemek için… Ya şimdi? Nerde o birileri? Aşırı empati sendromu yaşamanın bedeli bu muydu? El ne der derdiyle yaşamanın bedeli ruhunu kayıp mı etmekti? El diye diye kendini mi kaybetmekdi?
Kendime el oldum paşa gönlüm, kendime el. Ben bilemez oldum beni. Duyarsız mı olmak istiyorsun? Ruhunu mu satmak istiyorsun beleşe? Sana en güzel yol paşa gönlüm. Git el alem ne der diye dolan.

Sonra bak ki el alem dediklerin nerdeler? Saklambaç işte.

Ama giderken o içimdeki çocuk, son nefesinde, kulağıma bir şey fısıldadı. Son nefesine saniyeler kala. “Hayat” dedi. “Hayat senin sandığın gibi ne siyahtır ne de beyaz. Hayat bir yerde kalmaz. Grileri yaşa sen. Koşmak mı istiyorsun? İlerlemek mi niyetin? Kaç siyah ve beyazdan. Bırak uçlarda yaşamayı, sınırlarda yürümek sana da bana da zarar. Grilere koş.”

Ben artık griyim paşa gönlüm. Evet, gri. Kendime ördüğüm duvarlar artık nefes almamı zorlaştırdı. Ben korkarken dışarıdaki hayattan, korunmak için ördüğüm o duvarlar bana daha çok zarar verir oldu. Evet paşa gönlüm, siyah duvarları yıkıp, beyaz hayallere veda edip griye koşuyorum artık.


 Fotoğraf: http://1x.com/photo/43171/category/creative-edit/latest-additions/in-the-back-of-my-mind




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder