14 Ağustos 2011 Pazar

YALANLA GERÇEK ARASI YAŞANIR AŞK


Yalanlar gerçeklerle sevişir mi sahi? Bu aşka şahit olan demez mi bu ne haldir, dünyanın çivisi mi çıktı? Çıkmayacaksa dünyanın çivisi, ya Aşk neden vardı?

Yalanlar vardır ya, can yakar. Ama kulağa hoş da gelir bazen. Ama bu farklı. Bu kez gerçekler can yakar oldu. Kulağa da hoş gelmiyor değil. Sahi, yalan olsa daha mı iyiydi? Yok yok, iyi böyle. Gözyaşlarımla oturur içerim, onlarla meze yaparım hüznümü.

Hem sana ne ağlıyorsam. Umurunda mı gerçekten? Koyuver gitsin dersin ya, öyle işte.

Söv her zamanki gibi, kapıyı vur çık. Ama bil, sövdüğün kendi yalnızlığın. Vurduğun o kapı, set çeker mi azılı kayıp ruhunla benim arama?

Hayır hayır. Çekmez. Kaçamazsın ne benden ne kendinden. Koyuverdim evet, koyuverdim gittin.

Nereye gideceğini bilmiyor oysa bu kez kelimeler. Kaçacak bir liman, sığınacak bir gönül yok artık. Kime sardıysa bu kolları cayır cayır yandı. Saracak kol da kalmadı. Ya sahi, yandı mı ben sararken seni o kalbin?

Ezanı bekler gibi, okuldan dönen çocuğun annesinin işten gelmesini bekler gibi, yeni yumurtadan çıkmış ördeğin suya araması gibi, sevgiliye kavuşacak gibi… Koştum da ardın sıra, ne oldu ki? Aşka er ki er kişiyle dendi, ya er kişi aşktan bîhaber miydi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder